Acı Aşk

BİR ERKEK ÜÇ KADINI BİRDEN SEVEBİLİR…

PEKİ ÜÇÜNÜ BİRDEN ALDATABİLİR Mİ?

Orhan Ataoğlu, ‘cool’ ne demekse, odur. Zenginse zengin, yakışıklıysa yakışıklı; nev-i şahsına münhasırsa, öyle…  Hatta, ailesinden kalan koca mirası idare etmek yerine, bir Anadolu şehrinde akademisyenlik yapmayı tercih edecek kadar ‘cool’…  Bir de Ayşe’si vardır.  Onu çok seven, onun da çok sevdiği. Lakin… Galiba yeterince tanımadığı… Çünkü Ayşe’yi tanısaydı, zengin, rahat ve süper eğlenceli bir hayatı sürmek yerine, kendisiyle Eskişehir’de kalıp yıllar boyunca şiir filan konuşmanın Ayşe’yi çok korkutacağını; bu korkunun da onu ‘aldatma’ya kadar götüreceğini hesap edebilirdi. Fakat Orhan bu hesabı yapamayınca Ayşe yapacağını yapar ve aldatır Orhan’ı…

Orhan şimdi İstanbul’da… Kocaman kalbinin daha kocaman kırıklığını yüklenip gelmiş; buradaki bir üniversitede hoca olmaya hazırlanıyor. Oya ile tanışması da tam bu zamanda oluyor işte. Oya fotoğrafçı. Aynı zamanda öğrenci. Ayşe’den daha genç, daha fıkır fıkır ve galiba Orhan’ı daha çok sevmeye hazır… Orhansa kaderin karşısına çıkardıklarını uzun uzadıya tartışacak bir adam değil. Zaman kaybetmeden Oya’ya evlenme teklif eder. Evlenirler. Evlendikleri gece korkunç bir otomobil kazası geçirirler ve Oya kör olur… Evet, bildiğiniz kör!

Şimdi Orhan pişman ve dağılmış. Oya ise ne olduğunu bile anlayamadan gömüldüğü karanlık dünyadan umut ışıkları saçmaya çalışıyor. Fakat Orhan artık sevmiyor Oya’yı. Sevmek istiyor fakat sevemiyor. Hiç kör birisiyle seviştiğinizi düşündünüz mü? Ne kadar pis bir fikir! Orhan da öyle hissediyor işte. Fakat şu lanet olası merhamet duygusu bırakmıyor yakasını ki, o da Oya’yı bıraksın…

Orhan ne yapacak? Oya’ya baktıkça neredeyse bulanan midesini bastırmak için etrafına bakmaya başlıyor bu sefer… Şu kız kim? Öğrencisi olan, evet… Hımm… İsmi Seda’ymış. Aynı zamanda oyuncuymuş, dizilerde filan da oynarmış; ve eğer hocası isterse gelip Taksim’deki falanca barda sergiledikleri kabareyi izlemesi Seda’yı çok memnun edermiş…

Orhan’ın kafası karışır. Öyle küt diye aldatacak bir adam değil o. Korkar ve kendisini eve atar. Fakat evde onu kötü bir sürpriz beklemektedir. Oya, çok daha sonra Ayşe’ye de anlatacağı gibi, yeterince çabuk kan kaybetsin ve bir an önce ölsün diye bileklerini dikine kesmiştir. Orhan Oya’yı o halde görünce bir an düşünür; acaba bıraksa da Oya ölse midir? Fakat yapamaz…

Karısını hastaneye götürür, birkaç gün sonra geri getirir ve bakar ki karşı daireye genç, güzel, akıllı ve insanın aklını başından alabilecek bir kadın taşınmış; biricik sevgilisi Ayşe… Ayşe özür diliyor ve yeniden başlamak istiyordur; hem de her şeye rağmen ve her şeyi göze alarak.  O gece Orhan ve Ayşe, kör gözlü Oya’nın ruhu bile duymadan sevişirler. Ve Orhan aldatmanın doyumsuz tadını alır. Ve yapacağı ilk şey de, Ayşe’den kendisini aldatıp hayatını saçma sapan bir hale getirdiği için intikam almak olur. Ve ertesi gece gider Seda ile yatar… O gecenin devamında eve geldiğinde ise görür ki, Oya çoktan yeni komşuları Ayşe ile tanışmış ve Oya’nın kör karısı ile eski sevgilisi neredeyse kanka olmuşlar… Orhan Oya’yı kıskanır Ayşe’den… Ve Ayşe’nin gözlerinin önünde uzun süredir yapmadığı bir şeyi yapar ve karısına sokulur… Biraz daha… Biraz daha… Ve Ayşe dayanamayıp evi terk ettikten sonra daha da çok…

Günler, Orhan’ın bu tuhaf üçgenin içindeki gel-gitleriyle geçerken Oya’nın gözlerinin yeniden açılması için bir umut doğar. Aynı günlerde hem Ayşe hem de Seda, birbirlerinden habersiz, Orhan’ın sadece kendilerinin olması için ona baskı yapmaktadırlar. Fakat Orhan şimdilik Oya’yı seçer ve onu yurt dışına götürür.

Geri geldiklerinde Oya’nın artık gözleri açılmıştır. Fakat Orhan’ın dünyası tamamen kararmak üzeredir; çünkü aynı gün, üç kadından da aynı haberi alır: ‘Orhan, hamileyim…’

İşte bu, gerçek bir köşeye sıkışma durumudur. Orhan’ın bir seçim yapıp bir takım kararlar alması ve bu kararları uygulayabilmek için zenginliğinden kaynaklanan gücünü de kullanıp ne kadar gerekirse o kadar şiddet uygulaması lazımdır.

Fakat diğerleri? Artık gözleri gören fakat hiçbir şeyden haberi olmadığını sandığımız Oya; umudunu iyice yitirmeye başlayan Ayşe; ve Orhan hakkında yeni yeni öğrendiği bir takım gerçekler yüzünden ölümcül bir şekilde gururu kırılmış durumdaki Seda? Onlar boş mu duracaklardır?
Herkes gizli ya da açık, kılıçlarını çekmiş beklemektedir.
İlk hamleyi yapan gerçekten kazanacak mıdır? Yoksa son hamleye kadar beklememiz mi gerekiyordur?

Olaylar gelişir…

Ses Tasarım : Orçun KOZLUCA
Post Prodüksiyon Süpervizörü : Şener ONAR
Yürütücü Yapımcı : Esra Seyrekbasan ONAR
Kurgu : Ahmet Can ÇAKIRCA
Görüntü Yönetmeni : Vedat ÖZDEMİR
Müzik : Fairuz Derin Bulut
Ortak Yapımcılar : Orkun ÜNLÜ, Funda ALP
Senaryo : Onur ÜNLÜ
Yapımcı :  Timur SAVCI
Yönetmen : A. Taner ELHAN
Oyuncular : Orhan Halit ERGENÇ, Oya Cansu DERE, Ayşe  Songül ÖDEN, Seda Ezgi ASAROĞLU

 

Popularity: 4% [?]

“Acı AÅŸk” için 1 Yorum

  1. tugba diyor ki:

    oya gibi sevebilen ASKI oya gibi yaÅŸayabilmiÅŸ ender insanlara ONUR abiden benzersiz bir armaÄŸan.